SEARCH BOX

SLIDER

Kasım Ayı Meydan Okuması|10-Son-


En son gördüğün en güzel manzara neydi?

Aslında manzara denir mi bilemiyorum ama yukarıdaki çiçekleri kardeşim getirdi.Bende aldım masamdaki çiçekleri yanına koydum.Birkaç güne solup gidecekler ama şimdilik masamı süslüyorlar ve çok güzel görünüyorlar.Ne yazsam diye düşünürken bu çiçekleri fotoğraflamak aklıma geldi.Birkaç denemeden sonra bunları b fotoğrafı beğendim.Şimdilik en güzel manzaram bu çiçekler

Bu meydan okumayı yaptığı için Zeyneb'e çok teşekkür ediyorum :)

Kasım Ayı Meydan Okuması|9

Soğuk kış günlerine geçiş yapıyoruz artık. 
Bu kış günlerinde pişirip yemekten keyif aldığın bir tarifini paylaşır mısın? 

Mesela meşhur bir kekin, ya da kurabiyen var mı?

Olmaz mı? Çok severek yediğim,yapmasından da keyif aldığım bir tarifim var:Elmalı Kurabiye.....
Hazırsanız malzemelere geçiyorum hemen:
125 gram margarin ya da tereyağı
Yarım su bardağı sıvıyağ
Yarım su bardağı pudra şekeri
Yarım su bardağı mısır veya buğday nişastası-ben hep mısır nişastası kullandım-
Yarım su bardağı yoğurt
1 Paket vanilya
1 paket kabartma tozu
5-6 su bardağı un(unun markasına göre değişebilir)

İç harcı için:
3 adet orta boy elma(Ben genelde bol elmalı sevdiğim için sayıyı yüksek tutuyorum)
2-3 yemek kaşığı dolusu şeker
1 çay kaşığı tarçın

Nasıl yapılır?

Öncelikle size kolaylık olması açısından margarin ya da terağını biraz oda koşullarında bekletin.Aksi halde size zorluk çıkartıyor.Ardından elmaların kabuklarını soyun ve içlerini temizleyin.Ardından rendeleyin.Ben elmasını bol sevdiğim için fazla elma kullanıyorum.Elmayı rendeledikten sonra bir tavaya alıp ocağa koyuyoruz.Ben orta ateşte pişiriyorum genelde.Elmaları ocağa koyduktan 2-3 dakika sonra 3 yemek kaşığı şeker ekliyorum.İsteğe bağlı azaltıp çoğaltabilirsiniz.Elmaları ocaktan indirmeye yakın tarçınını koyuyorum.Ama fazla tarçın tadı gelmesini istemediğimden bazen ölçüden daha az koyarım.Hiç süre tutmadım ama yaklaşık 8-15 dakika elmalar için yeterlidir.Emin değilim.Ben genelde göz kararı pişiriyorum.
Ardından elmalar biraz dinlenip soğurken bende hamura geçiyorum.Tüm malzemeleri bir kaba alıyorum.Hepsini karıştırdıktan sonra unu elekten geçirerek yavaş yavaş ekliyorum.Hepsini bir anda eklemeyin.Ve kurabiyelerinizin kıtır kıtır olmasını istiyorsanız hamurunu az yoğurun.
Hamurdan biraz biraz alıp bir merdane yardımıyla açın.Çok kalın ya da ince olmasın orta her zaman idealdir.içine biraz elma koyun ve kapatın.Yağlı kağıt serdiğiniz bir tepsiye dizin.Ben bizim fırında 180,bazende 200 derecede pişiriyorum.
Pişmesi içinde süre tutmadım ama üzeri hafif kızarmış olduğunda fırından alıyorum.

Kasım Ayı Meydan Okuması|8

Neden blog yazıyorsun? Bloğu sevme sebebin nedir?

Bloglarla tanıştığımda henüz ilkokuldaydım.O dönem sınavım vardı ve arada bir yazı eklerdim.Günlük gibi bir şeydi anlayacağınız.Daha sonra ilgilenemediğim için kapattım.Liseye başladığımda tekrar açtım biraz daha yazım vardı diğer bloga kıyasla.Ama onunla da ilgilenemedim.Blog yazmak ve devam ettirmek sabır işiydi.
Geçen yıl mayıs ayında hiç aklımda yokken blog açtım.Aslında bir anda verdiğim bir karadı.İsim düşünmek vs. en fazla 10 dakikamı almıştır.

Ben her şeyi planlayarak yaşayan insanım.Bu yüzden de hep yazarım.Yazmayı sevmem bundan ötürü galiba.Blogla tanışmadan öncede yazıyordum.Ama bu kadar fazla değildi elbette.Hala birçoğunu saklarım.Bir kısmı da taşınmalarda falan arada kaynadı.Yazmak insana kendini iyi hissettirdiği için yazmayı seviyorum.Ama bloglara yazmak daha bir keyif verici oluyor çünkü yazdığım yazılar hakkında ortak düşünceleri paylaştığımız insanlar var burada.Dışarıda bu tarz konular hakkında pek konuşulmuyor.Topluca birçok etkinlik yapıyoruz.Benim çevremde bu tarz şeyleri yapacağım insanlar bulunmuyor maalesef.....
Bazen gündelik konuların dışına çıkmıyor sohbetlerimiz.Ama burası başka.Bu yüzden blog yazmayı ve blogları seviyorum.

Ağaç Ev Sohbetleri #10


Korkunç veya anlamlandıramadığınız olaylar yaşadınız mı? Biraz da korkalım!

Paranormal olarak bir şey yaşamadım çok şükür.Çünkü böylesi olaylar dinlediğim hikayelerden biliyorum beni çok etkiliyor.Zaten hayatımda 4-5 korku filmi izlemişimdir.Hatta en son izlediğimde lisedeydim ve keşke izlemez olsaydım dedirtmişti bana.Bu yüzden de korktuğum ve anlamlandıramadığım bir olay yaşamadım açıkçası.Sadece anlatıla gelenlerden hikayeler biliyorum.
Onun dışında köpeklerden korkarım.Hemde fazlasıyla.Onun için lise hayatımın 3 yılını uzun yoldan okula gidip dönmekle harcadım.Genelde hayvanlar alemindeki canlılardan korkarım.Örümcekler,böcekler vs........
Birde tek başıma akşamları evde kalamıyorum.Bundan kastım yatarken.Çünkü sürekli birileri vardı yanımda.Daha doğrusu tek başıma kalmayı hiç deneyimlemedim.Belki de bu yüzden korkunç geliyor bana.

Kasım Ayı Meydan Okuması|7

Hayatında seni yönlendiren en belirgin duygun nedir?

Bir şeyleri sürekli kafaya takıyor olmam hayatımı hep etkiliyor maalesef..Tabi bu duygunun iyi gönleri de var.Bana göre bazen mutlu olmak kadar üzülmekte gerek.Ama bir şeye takıldım mı bırakamıyorum.Mesela beni üzen bir olay olduysa bunu hep takıntı haline getiriyorum.Bir kere olduysa bir daha neden olmasın diyorum.Hafızam kuvvetli olduğundan bir şeyleri çabuk unutamıyorum da.Bir yakınımı kaybettiğimde onunla ilgili anılarım hep ve her zaman gözümün önüne geliyor.Herkes ölenle ölünmez der ama bu benim için geçerli değil mesela.Uzun bir süre sadece o kişiyi düşünüyorum.Acaba şuan yaşasaydı ne gibi anılar biriktirirdik diyorum kendi kendime.Bu birazda ölümü düşünmeye itiyor beni.Ama hayatın bir gerçeği de bu.
Mesela dışarıda yaşamak zorunda kalan insanları düşünüyorum bazen.Onlar için elimden ne gelebilir diye düşünüyorum.Bu insanlara yardım yapmayı tercih etmeyen insanları bile düşünüyorum.İnsanlar şöyle olsaydı hayat böyle olurdu gibisinden düşünceleri kendimde kuruntu yapıyorum.
Bu duygunun iyi yanı da var bence.Dedim ya her şeyi takıntı yapıyorum diye.Bu beni birazda insanların yerine koymaya itiyor.

Kasım Ayı Meydan Okuması|6

Bir şehir olsan hangi şehir olurdun? Neden?

Çok şehir gezmişliğim yok ama Ankara olurdum.Her gün farklı bir havayla insanları şaşırtırdım.Bir gün güneşliyse hava diğer gün karlı olmaması için hiçbir sebep yok.Ha birde her akşam burunları sızlatan o ayazını da unutmamak gerek.
Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
Asfaltlar ışıldar...
Yalanlar...
Şimdi ve sonra ne zaman ankara'ya kar yağsa
Elim gönlüm, çocukluğum buz tutar.
Yılmaz Erdoğan
Bir deniz manzarası olmasa bile doyumsuzca bakılacak çok güzel bir manzarası var:Anıtkabir....Mavi denizi olmasa bile boğuluruz mavi gözlerin içinde.Varlığıyla aydınlatır bu şehri.
Bir Kalesi var.Oraya çıksan Tüm Ankara ayaklarının altında kalır.Yokuşu insanı yorar ama Ankara için buna değer.
Ankara herkese kucak açar.O kadar büyük bir şehirdir ki binlerce farklı insanı bağrına basar.Mesela Kızılay'ın kalabalık caddelerinde kaybolabilirsiniz.Her gün binlerce kişi geçer bu yollardan...Binaları renksizdir genelde ama insanların hayatları hep renklidir.
Bende tarçın sende ıhlamur kokusu
Yürürüz başkentin sokaklarında
Cemal Süreya
Ulusta Hacı Bayram var.Her gün bir sürü insana kapılarını açar.Tam yanında bir Tapınak ile insanlara dinler arası hoşgörüyü anlatır.Cuma günleri ayrı bir dolup taşar.Birçok insan ibadet için gelir.
Genelde siyaset yeridir Ankara.Biraz insanlara da yansımıştır bu durum.Ama kimse kimseyi yargılamaz.Caddelerinde akıp geçerken zaman herkesin hikayesini içinde barındırır.Kimine ana kimine baba olur bu şehir.
Ey insan arşı yayla! Ey bozkır! Ey Ankara!
Seslen bana:Ben senden nasıl uzak yaşarım;
Bahtım,senin bağrından ayrıldığım an kara,
Ben sendeki gözlerden feyz alarak yaşarım.
Behçet Kemal ÇAĞLAR

KASIM AYI MEYDAN OKUMASI|5

Gözünü kapat ve hayal kur, şu an nerede olmak ne yapmak istiyorsun, anlat bize.
Hava güneşli,gün ışığı perdeleri açmadan bile kendini hissettiriyor.Dışarıdaki insanlar erkenden kalkmışlar,yapacakları işlerin telaşındalar.Bizim evde herkes yeni yeni uyanıyor.Şuan köyümüzdeyiz.Tüm akrabalar bir arada olduğundan bir hayli kalabalığız.Köyde çok büyük bir evimiz var akrabaların birçoğu orada kalır.Bu yüzden kahvaltı hazırlamak baya yorucu olabiliyor.Annemle birlikte,yazları ekilen bahçeye gidip;domates,biber ve diğer yeşilliklerden toplamışız.Kahvaltı hazırlarken evdeki diğer kızlarda yardım ediyor bize.Kahvaltıda çok konuşuruz biz.
Yine öyle bir şekilde birbimizle muhabbet ediyoruz.Ardından herkes işinin başına geçiyor.Amcamların hayvanları var.Bilirsiniz şehirde büyüyen küçük çocuklar görünce heyecanlanıyor.Ben genelde çocuklarla ilgilenirim.Onların başında ben varım bir yandan da oyunlar oynuyoruz.Öğlen vaktine doğru köydeki komşulara oturmaya gidiyoruz.Baya okuldan işten muhabbet ettikten sonra eve geçiyoruz.Evde yemekleri hazırlamışlar bile.Bu demek oluyor ki akşam yemeği gezenlerin üstüne kalıyor.Küçükler öğlen uykusuna yatmış yapılacak iş yoksa o zaman herkes bir köşeye çekilir.Bende okumak için valizimde getirdiğim kitaplardan birini okumaya başlıyorum.Bir saat falan kitap okuduktan sonra evin önündeki bahçede yılların ağaçlarının gölgesinde hep birlikte bir çay içiyoruz.Bu hergün bıkmadan yaptığımız bir şey. Bahçede bir salıncağımız var.Büyük küçük demeden sallanırız.Bende özellikle küçüklerin olmamasını fırsat bilip hemen salıncağa yöneliyorum.Köy hayatında boş zamana az rastlanır.Bu yüzden kendimizi böyle mutlu ederek o zamanları harcıyoruz.Ardından öğlen vakti geçince akşama ne yapılacağı tartışılıyor. Kararlaştırıldıktan sonra hazırlıklara başlıyoruz.Bir sürü yemek yapacak insan olunca hemencik bitiyor hazırlık faslı.Yemekler yenilince mutlaka çay içilir özellikle akşamları.Yine öyle yaparken öğlen vakti gittiğimiz komşularımız bize geliyor. Bizde komşuluk böyledir.Onlar bize gelir biz onlara gideriz.....Tabi köyde herkes birbirini tanıdığından evimizde misafir eksik olmaz.Aile gibiyizdir.
Ve akşam olunca herkes yerlere serilmiş yataklara yatar.

Köy hayatını seviyorum ben. Bu yüzden köyü canlandırmak istedim de oek oldu emin değilim 😊

Kasım Ayı Meydan Okuması|4

Gün içinde, her ne kadar yaşamlarımızın zorluğuna rağmen yine de arada bizi mutlu edecek "Küçük Sevinçler" yaşıyoruz, 
bugün seni mutlu eden küçük sevinçleri yazar mısın?

Yeni bir güne uyanmak ve şükür ederek güne başlamak büyük bir sevinç bence.
Bir ailenin olması,onlarla birlikte karnını doyurmak günün sana verdiği küçük sayamayacağım sevinçler.
Gün içinde ki küçük sevinçlerime gelirsek;bugün erken kalktım.Oysa çok geç yatmıştım 2 gibi.Hatta sabah kim bilir kaçta kalkarım diyordum.Hem uykumu iyi almıştım hemde oldukça dinçtim.Ankara'da havalar çok karışık bir gün çok soğuk oluyorsa diğer gün günlük gülistanlık oluyor.Ben havayı yine kapalı sanıyorken perdeyi açtığımda oldukça masmavi gökyüzüyle karşılaştım.Hem havanın güzelliği hemde güne pozitif başlamış olmak günün diğer kalanını da etkiliyor.Evi büyük bir istekle temizledim.Bu bile beni mutlu etti.
Ardından blogum için tasarladığım bir temam vardı.Bir sorun çıkmıştı ve o sorunu hallettim bugün.Yakında o temayı kullanmayı düşünüyorum.Kardeşim geldiğinde çok mutluydu.Sınavdan yüksek almış.Taktir alırım inşallah diye havalara uçuyordu.Okulla arası pek iyi değil.E haliyle bir abla olarak bu durum beni de mutlu etti.
Akşam ailenin diğer üyeleriyle bir araya gelip tekrar yemek yemek güzel bir mutluluk.Ve rahatça yastığa başını koymak gün içinde yaşadığım son küçük sevinç.

Kasım Ayı Meydan Okuması|3

''Şuan aklına ilk gelen 'seviyorum' dediğin şeyler neler? 

Bir liste yapsana bakalım neler çıkacak ortaya?''

İlk aklıma gelen çiçekler oldu.Muhtemelen masamı süsledikleri için.Ama yetiştirmeyi de çok seviyorum.Birkaç tür var evimizde.Menekşe,Kaktüs vs..
Ardından erken kalmayı çok seviyorum ama bir türlü beceremiyorum.Hep imrenmişimdir erken kalkanlara.Bir kere gün bana yetmiyor.Zaten bu yüzden erken kalkmayı seviyorum ama yapamıyorum....bana bu konu da öneriniz varsa bekliyorum;Alarm kurmak dışındakileri...
Ders çalışmayı seviyorum ama ilk başlarda bir isteksiz oluyorsun sonra alışınca bırakamıyorsun.Bu işin sırrı rayına oturtmakta...Birde sevdiğin derslerse tam manasıyla beni kendine çekiyor.
Blog yazmayı seviyorum.En başından beri yazmaya karşı bir ilgim vardı.Çocukken bunu bir defter yardımıyla yapardım.Blogları keşfedince(2012) buraya aklıma estikçe yazdım.Aslında 3-4 defa blog kapattım ilgilenemedim diye..
Pinteresti çok seviyorum.Genelde kıyafetler için ya da ev dizaynı için bakıyorum.Ama birçok konu da yardımını aldığımda oldu.
Kırtasiye ürünlerine deli gibi ilgim var.Olsa bile bir tane daha almak istiyorum.Özellikle renkli kalemleri ve postitleri görünce kendimi kaybediyorum.Son zamanlarda bir sürü güzel ajanda da çıkmaya başladı.Onlara da yavaş yavaş ilgim oluşuyor :)
Yemek yapmayı seviyorum.Öncesinde yemek ve ben bir araya gelmeyecek ikiliydik ama annem sorumlulukları üzerimize atınca yemek yapmayı artık öğrendim.İleri de bir öğrenci evinde yaşasam hiç zorluk çekmeyeceğim kesin.
Yatkın olduğum için dil öğrenmeyi de seviyorum.İngilizce dışında Rusça'ya ilgim var.Bir ara Rusça'da selamlaşmayı kendini tanıtmayı halini hatrını sormayı iyi öğrenmiştim de bırakınca her şey uçup gitti...
Yağmurlu havalardansa güneşli havaları çok seviyorum.Bazen gün doğumunda uyanıyorum.Duvara vuran o güneş ışığı çok güzel bir ortam oluşturuyor....


Kasım Ayı Meydan Okuması|2



En Sevdiğiniz Sesleri ve Kokuları Yazar Mısınız?

Galiba ben en çok anne kokusunu seviyorum.Cidden bir kaç yazımda daha annemin benim en birinci önceliğimde olduğunu dile getirmiştim.Kaç yaşında olursam olayım korktuğum da anneme sarılarak yatacağım.Çünkü onun kokusu insana huzur veriyor.
Anneme sorsanız o da evlat kokusu der.....
Yine annemin pişirdiği yemeklerin kokusu bir başka oluyor.Tamam yeri gelince bizde yapıyoruz ama annem yaptığında hem tadı hem de kokusu farklı oluyor.İşte anne yemeği kavramının sonucu......
Diğer bir sevdiğim koku ise;güzelce alınan bir duştan sonra gelen o koku bence.Kullandığımız şeylerin etkisi vardır elbette ama bu rahatlamayla gelen güzel bir koku.

En sevdiğim seslere gelince hepimiz sevdiğimiz şarkıcıları koyarız muhtemelen.Haklıyız da.Ben daha çok sözlü olmayan müzik dinliyorum.Hatta sözlü şarkıların bu versiyonlarını buluyorum.Son zamanlarda en çok Enya dinliyorum.
Birde size konuşma çağına yeni gelmiş ama henüz konuşamayan  bebeklerin seslerini çok seviyorum.Garip garip sesler çıkarıyorlar ya bir süre sonra onlara uyum sağlamak için bende aynısını yaparken buluyorum kendimi.


Please Don't Remove.

FOLLOW ON INSTAGRAM

Who Am I?

Who Am I?
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Sed pellentesque nibh enim, quis euismod enim lacinia nec. Phasellus quam diam, semper in erat eu. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Sed pellentesque nibh enim, quis euismod enim lacinia nec

Search

DESIGN+CODE AFRAS STUDIO|2022