SEARCH BOX

SLIDER

Satır Arası| Temmuz

Selam yeniden....
Temmuz ayı nasıl geçiyor?
Bizim burada fazlasıyla sıcak bir hava hakim.Gece yatarken battaniye bile sıcak tutuyor.Camlar zaten neredeyse hiç kapanmıyor.Uzun zaman oldu baya bir okunacak yazı birikmiş.Bende size en son yazımda dediğim gibi temayı bitirdim.Aslında bir haftadır buna uğraşıyordum.Aklıma yatmayan yerler var ileride değiştirmek gözümde büyüyor.Keşke baştan böyle yapmasaydım dediğim kısımlar oldu maalesef.Diğer işlerin arasında vakit buldukça temaya yapmaya yoğunlaştım için daha değiştirmeye fırsatım da olmayacak gibi duruyor.Neyse bunları bir kenara bırakırsak bu yazı dopdolu geçirebileceğim çünkü köye gitme durumumuz yok.Köyde internet olmadığından ve şebeke sıkıntısından dolayı bir şeyler yazmak çok zor oluyordu.Umarım daha çok yazı paylaşabilirim :)
Şimdilik bu kadar.........

Kendinize iyi bakın

Satır Arası| #1

Herkese selamlar....
Bugün zamanım varken biraz blog yazıları okuyayım diye düşündüm.Dört duvar arasında olunca haliyle okudukça içim açıldı.Sonra kendi bloguma dönünce yazmaktan son zamanlarda fazla kaçtığımı fark ettim.Çoğu zaman yazma isteği geldiğinde kendimi burada buluyorum.Hali hazırda birkaç tane yarıda bıraktığımda yazım var arada bir girip birkaç satır karalıyorum sadece..Ama daha sonra içime sinmemesinden ,başlığı bir türlü ayarlayamamaktan dolayı yazıları yayınlamaktan vazgeçiyorum.Bende buna bir çözüm bulayım dedim.
Artık günlük tarzı ya da öylesine yazacağım yazıları Satır arası başlığı altında toplayacağım.Bugün bunun üzerine düşünüp durdum.Yazacağım birçok konuyu aynı başlık altında toplayacağımdan dolayı başlığın hepsine hitap etmesini istedim.    
***************** 
Kasımdan sonra doğru düzgün ilgilenemedim bile burasıyla.O zamandan beri uğraştığım bir tema var.Muhtemelen uzun bir zaman daha bekleyecek beni.Blog üzerinde de değişiklik yapmak istiyorum ama bu temaya uğraştığım günler aklıma gelince vazgeçiyorum.O zamanda ilk defa bu tarzda denediğim için çok zorlamıştı beni.Arada değişiklik şart ama dersler falan derken zaman kalmıyor.Her seferinde daha çok yaz diyorum ama yine aynısını yaparken buluyorum kendimi.Yaz gelinceye kadar böyle de gidebilir.Ya da hiçbir şeye takılmadan yazacağım.
Şimdilik bu kadar.Kendinize iyi bakın.....

Söylenmesi Gereken Bazı Şeyler


Herkese yeniden selamlar....
Blogda yazmayalı uzun bir zaman olmuş.Buralardayım hala ama genelde birkaç blog ziyaret edip çıkıyorum.
Koronayla ilgili bir hayli yazı yazılmış.Bende bir tane yazacağım.ama yazacağım yazıda size karantinada şunu yapıyorum ya da şunu yapalım gibisinden şeyler yazmayı düşünmüyorum.

Öncelike ülkemizde ilk vaka 11 mart itibariyle görüldü.Ondan sonra herkeste bir tedirginlik ve panik havası oluştu.En azından ben gözlemlerimden bunu çıkarıyorum.Bence bu kasvetli hava virüsten daha fazla zarar veriyor bize.
Tedbir almaktan daha önce endişelenmeye başlıyoruz.Evet virüs hızla yayılıyor doğru fakat bu size bulaşacağı anlamına gelmiyor.Doktorların dediği şeylere uyarsanız ve toplu ortamlardan-iş yerlerini kastetmiyorum- kaçınırsanız bence en büyük iyiliği sadece kendinize değil bulaştırma ihtimaliniz olan insanlara da yaparsınız.

Değineceğim diğer nokta ise bence virüsten daha tehlike olan kişiler....Birçok kişi yalan haber yapmada ve bazı insanlarda buna fazlasıyla inanmada sınır tanımıyor.
Şu aralar herkes ya hemşire ya doktor."Ben hastanede hemşireyim bir sürü vaka var!"...
Benim kuzenim,tanıdığım vs diye başlayan cümleleri hiç söylemiyorum bile...Nasıl bu kadar kesin konuşuyorlar anlam veremiyorum.Zaten birçok doktorunda şuanda hastaları bırakıpta cümle yazacak zamanı yok.Fazlasıyla yoğun çalışıyorlar.

Birde gencim diyen grubumuz var..Bende gencim,bana bulaşsa belki kolayca atlatacağım ama başkasının hakkına girmeme ne gerek var mı.....
Dışarıda fazla fazla gezerek resmen virüsü bize çekiyoruz.İlk vaka açıklandığında o kişiye bir sürü küfürler edildi.Şimdi aynısını ona laf söyleyenler yapıyor.

Bir gün 8.Sınıfa giden kuzenim bize geldi.Koronayla ilgili bir şeyler konuştuk.Sevgili öğretmeni sınıfta onlara koronanın Türklere bulaşmayacağını çünkü türklerin genetiğinin dünyadaki diğer ırklardan farklı olduğunu söylemiş.Bunu söyleyen bir öğretmen....Bu konuda uzun bir tartışma oldu aramızda kuzenimle.Anlatamadım bir türlü sanki biz Türkler uzaydan geliyoruz.İlk korona vakası açıklanınca kuzenim daha konuyu açmadı.Ama diğer öğrencilerde kuzenim gibiyse ve ailelerine bundan bahsettiyse o kişilerde bir boşvermişlik olacaktır.Çünkü 11 marta kadar kuzenim kendine fazlasıyla güvenerek gezdi durdu etrafta.

Şu tuzlu suyla gargara muhabbetine falan girmeyeceğim çünkü en başından beri bana fazlasıyla saçma geliyordu.Hiç denemedim.Ama bunun yüzünden bir sürü insan kendine zarar verdi.Doktor olduğunu söyleyipte tvlere çıkanlara da dikkat edin.buna verebileceğim en büyük örnek Canan Karatay....kadının her şeye diyecek bir şeyi var.Siz inanıyor olabilirsiniz bunu sorun etmiyorum ama bu kadın bir öneri verdikten sonra ortadan kayboluyor.Onun tavsiyesine uyup mide kanaması geçiren bir hasta varmış.Peki bu hasta tedavi edilecekken neden yanı başında olmuyor.Doktorların işi azmış gibi birde bu hastalar ekleniyor..

Son olarak her şeye inanmayın.Bu konuda tedbir alıp dikkatli olmak icap ediyor.Herkes İtalya olmayalım diyor ama İtalya'dan beter olmak içinde fazla çaba sarfediyor.Sağlık çalışanlarını da sadece alkışlamak yetmiyor.Onlara gereksiz iş çıkarmamakta lazım...
Karantinaydayken dışarının ne kadar güzel olduğunu,en başta sevdiklerimiz olmak üzere bazı şeylerin değerini bir kez daha anladık.Bu sürecin uzun olmamasını dilemekten başka yapacak bir şeyim yok.

Mutlu Yıllar

Uzunnn bir aradan sonra yeniden selamlar...
Kasım ayındaki meydan okuma bitince biraz ara vereyim dedim ama bu kadar uzun süreceğini tahmin etmemiştim.Blog dünyasını ve yazmayı çok özledim.Aralık ayı o kadar yoğun geçti ki hep misafir geldi gitti.Birazcıkta gezdim :):)Bu yüzden elim hiç değmedi.

İlk kez 2019'a girerken buralardaydım.Zaman hızlıca akıp gidiyor.Bu yılda iyisiyle kötüsüyle geçti.Benim için bu yıl hedeflerimin bir kısmını gerçekleştirme imkanı bulduğum genel olarak güzel geçen bir yıl oldu.Tabi babannemi de kaybettiğim ve uzun süre etkisinden kurtulamadığım ya da alışamadığım mı demeliyim bilmiyorum bir yıl olarak geçti.

2019'da;
Yemek yapmayı tam manasıyla çözdüm.İnsanlar benim için genelde yemek yapamayacağımı düşünürlerdi.
Temizliğe ve düzene daha da önem vermeye başladım.Özellikle düzen...Her şey yerli yerinde ve düzgün bir şekilde olacak.
Kod yazmayı iyice öğrendim.bütün yıl boyunca anlamadığım o kadar çok şey vardı ki şuanda kendi temamı kodlayacak ya da ufacık basit bir oyun yazacak kadar kod bilgim var.
Düzenli bir kitap okuma alışkanlığını da bu sene edindim.
Tüm yıl olmasa da özellikle son ay uyku düzeni açısından da biraz yol katettim.Artık önceki aylara göre daha erken kalkmayı başarıyorum.


Genel olarak bir önceki seneyle benzer şeyler yaşadığım bir yıldı.Bu sene kendime yeni hedefler koydum.Bunları gerçekleştirmek için dopdolu koca bir zaman var.
Şimdiden mutlu yıllar.....


Yarın, 365 sayfalık bir kitabın ilk boş sayfası!
Değerli anlarla ve bir kalbin bulabileceği tüm aşkla dolu bir hikaye yazın!




Kasım Ayı Meydan Okuması|10-Son-


En son gördüğün en güzel manzara neydi?

Aslında manzara denir mi bilemiyorum ama yukarıdaki çiçekleri kardeşim getirdi.Bende aldım masamdaki çiçekleri yanına koydum.Birkaç güne solup gidecekler ama şimdilik masamı süslüyorlar ve çok güzel görünüyorlar.Ne yazsam diye düşünürken bu çiçekleri fotoğraflamak aklıma geldi.Birkaç denemeden sonra bunları b fotoğrafı beğendim.Şimdilik en güzel manzaram bu çiçekler

Bu meydan okumayı yaptığı için Zeyneb'e çok teşekkür ediyorum :)

Please Don't Remove.

FOLLOW ON INSTAGRAM

Who Am I?

Who Am I?
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Sed pellentesque nibh enim, quis euismod enim lacinia nec. Phasellus quam diam, semper in erat eu. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Sed pellentesque nibh enim, quis euismod enim lacinia nec

Search

DESIGN+CODE AFRAS STUDIO|2022